MEVLANA , ASIRLIK AVUSTURYA KİLİSESİNDE
20/12/2007 -Kategori: MEVLANA 2007 YILI
Mevlana, asırlık Avusturya kilisesinde
|
IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
AYKIRI SEMAZEN, VİYANA'DA İZLENDİ
20/12/2007 -Kategori: MEVLANA 2007 YILI
"Aykırı semazen"
UNESCO Mevlana Yılı için hazırlanan "Mevlana Simyacı " adlı eserin koreografisini ise uluslararası sanatçı Ziya Azazi hazırladı.
Konserde sahneye Semazen kıyafetiyle bizzat çıkan Azazi, geleneksel semanın sınırlarını zorlayan gösterisiyle büyük beğeni kazandı.
Semazenlerin geleneksel sarığı yerine başında siyah poşuyla sahneye çıkan Azazi, semaya, Mevlana'nın felsefesine uygun, "Hak'tan alır kul'a veririm" anlamına gelen sağ eli yukarıya doğru açık, sol eli yere dönük başladı.
Ancak, orkestradaki sazların ritmine uygun olarak hızlanan Azazi, iki elini birden "Hakk'a açarak" semayı sürdürdü ve süratli dönüşüyle birlikte beyaz semazen entarisini de başından çıkararak havada döndürmeye başladı. Dönerken üst üste giydiği beyaz, siyah ve kırmızı renkli semazen entarilerini teker teker başından çıkararak havada çevirmesi de dinleyicilerden yoğun alkış aldı.
Koreograf Ziya Azazi'nin bu "aykırı Sema" gösterisine orkestranın yanı sıra eserin bestekarı Sab
ri Tuluğ Tırpan piyano, Burcu Sönmez ney ve soprano Aysen Zülfikar da Mevlana'nın şiirlerini seslendirerek eşlik ettiler.
Tırpan'ın UNESCO Mevlana yılı için bestelediği "Mevlana Simyacı" eserinin Viyana'daki prömiyerini yaklaşık 200 Avusturyalı ve Türk sanatsever izledi
IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BERLİN VE MEVLANA YILI
20/12/2007 -Kategori: MEVLANA 2007 YILI
ICC Kongre Merkezi’ndeki gösteriden önce konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül, Mevlana Celaleddin-i Rumi faaliyetlerinin 22’ncisinin Berlin’de düzenlenmesinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
UNESCO’nun 2005 yılının ekim ayında Paris’teki 33. genel kurulunda Türkiye, Mısır ve Afganistan’ın 2007 yılında Mevlana’nın 800. doğum yılının dünya çapında çeşitli etkinliklerle kutlanması kararını aldığını hatırlatan Gül, ’’Anadolu topraklarında yeşeren Mevlevilik ve onun kurucusu Mevlana Celaleddin’in diriltici soluğu, toplumsal ve ruhsal arınmanın sırlarını taşıyan eserleri, estetik ve deruni bir hayat felsefesiyle temellendirilmiş hayat tarzı, bugün de ışıltı ve cazibesiyle tüm insanlığa yol göstericiliğine devam etmektedir’’ dedi.
Şili’den Endonezya’ya kadar renklerin, dillerin, dinlerin ve kültürlerin harmanlandığı bir coğrafyada 2007 yılında 22 yerde Mevlana’nın felsefesini, estetiğini ve musikisini insanlıkla paylaştıklarını ifade eden Gül, ’’Amacımız onun, paylaştıkça tükenmeyen, aksine çoğalan ve zenginleştiren bereketini ortak paydamız haline getirmeye küçük, ancak önemli ve kalıcı bir katkı sağlamaktır. Barışa, dostluğa, karşılıklı saygı ve hoşgörüye muhtaç günümüz dünyasına İslamiyet’in ve Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin kuşatıcı ve diriltici soluğunu ulaştırabilirsek kendimizi bahtiyar hissedeceğiz’’ şeklinde konuştu.
Sema gösterisini izlemeye gelen çok sayıda Türk ve Alman davetliye, semanın anlamını ve özelliklerini anlatan ’’Sema Seremonisi’’ adı altında Almanca broşürler de dağıtıldı.
ZAMAN
IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SEMA GÖSTERİSİ SEKTÖR OLDU
19/12/2007 -Kategori: MEVLANA 2007 YILI
TİMAV Onursal Başkanı Mehmet Emin Parlaktürk, son yıllarda artan sema gösterilerinin maksatlı olarak sektör haline getirildiğini belirtti.
16 Aralık 2007 / 13:52
TİMAV Onursal Başkanı Mehmet Emin Parlaktürk, yaptığı açıklamada son yıllarda sema gösterilerinin yaygınlaştığına dikkat çekerek, gösterilerin sektör haline getirildiği uyarısında bulundu.
Parlaktürk yazılı açıklamasında semayı bazen kadın-erkekli gruplar icra ederek amacından saptırdıklarını, bazen de geçtiğimiz günlerde bir TV’deki güzellik yarışmasında olduğu gibi çıplak mankenlerle semazenlerin aynı sahneyi paylaşarak semayı dans haline dönüştürdüklerini kaydetti.
“Sema bir dans, bir eğlence veya müzikal bir ritüel midir, yoksa dini bir ibadet versiyo
Mevlânâ etkinliklerinde sema gösterilerinin kabul görmesi karşısında Kutlu Doğum Haftası etkinliklerindeki etkinliklere aynı çevrelerin tepkiler yağdırmasının, pek çok soruyu da beraberinde getirdiğini ifade eden Parlaktürk, açıklamasını şu sorularla tamamladı: Şayet Kutlu Doğum Haftası’nda sergilenenler yanlışsa, Mevlanâ törenlerinde sergilenenler niçin doğru? İkisi de doğruysa niçin sadece birine tepki? İkisi de yanlışsa bu sessizlik neden? Bildiriciler başta olmak üzere cümle tenkitçilerden cevap beklemek elbette hakkımızdır.. Memleket
IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
HOLLANDA DA MEVLANA ETKİNLİKLERİ
19/12/2007 -Kategori: MEVLANA 2007 YILI
Zara Hollanda Mevlana Etkinliklerinde
Mevlana Celaleddin Rumi’nin dogumunun 800'üncü yili münasebetiyle Hollanda'da düzenlenen "Mevlana Hosgörü Yili" etkinliklerine bir yenisi daha eklendi. 2000 kisinin katildigi Mevlana etkinligine ZARA damgasi vuruldu.
Rotterdam'da de Doelen salonlarinda düzenlenen etkinlige tasavvuf müzigi sanatçisi Halil Necipoglu ve kardesleri katildi. Birbirinden güzel ilahiler salondaki ikibine yakin kisiyi adeta kendinden geçirdi. Türk Tasavvuf Musikisinden örnekler sunan ve ezan ve sela ile örnekleri süsleyen imam Halil Necipoglu ve kardesleri yogun alkislar içinde izlendi. Bilindigi gibi Necipoglu Ingilizce hutbe okuyan ve ney üfleyen bir imam olarak “Camideki Adam” adli bir albüm hazirlamisti. Istanbul Tophane’deki Kiliç Ali Pasa Camiinde imamlik görevi yapan Halil Necipoglu, Neyzen Kutsi Ergüner'in turnelerine katilmaktadir. Necipoglu tasavvuf müzigine gönül vermis birisi. O "Müzikle insanlarin kalplerini fethediyoruz" diyor. Berlin Festivali kapsaminda bir kilisede Goethe'nin siirlerini Almanca kaside olarak okuyan Necipoglu, "Camideki Adam" isimli ilk solo albümünde, camilerde Arapça ve Türkçe olarak okunan hutbe metnini Ingilizce olarak da seslendirmistir.
Programin ikinci bölümünde ünlü ses sanatcisi ZARA üç ayri bölüm halinde bir konser icra etti. Türk Halk müzigi ile baslayan sanatçi Türk Sanat Müziginden örnekler sundu. Son olarak Mevlana Hosgörü Yili çerçevesinde tüm salonu kendinden geçiren ilahi, kaside ve siirlerle Mevlana programi gerçeklestirdi. "Bülbül Kasidesi" olarak bilinen ilahiyi seslendiren sanatci Hz. Mevlana’nin hayati ve dünya görüslerini de izleyicilere atlatarak, bu yil herkezin Mevlana’yi konustugunu, kitaplari Mesnevi, Mektubat, Fi Ma Fi Hi gibi eserlerini okudugunu anlatti. 6 yil Türk Tasavvuf Musikisi Egitimi alan ve bu alanda yüzlerce konsere katilan Zara, Hollanda’daki bu konserinde de insanlari düyüledi.
Konsere Hollanda Adalet Bakani Ernst Hirsch Ballin, Göç ve Adli Kurumlardan Sorumlu Bakan Yardimcisi (Devlet Sekreteri) Nebahat Albayrak, T. C. Lahey Büyükelçiligi müstesari Hakan Çakil, UETD Hollanda Baskani Veyis Güngör, Türkler Için Danisma Kurulu IOT Sekreteri Mustafa Ayranci, Hollanda Türk Isadamlari Dernegi Baskani Mehmet Soytürk ve Üye Turgut Torunogullari, Gölcük Belediye Baskani Mehmet Ellibes, isadamlari, siyasiler ile Türk ve Hollandali vatandaslar katildi.
Konserin sonunda basin mensuplarinin sorularini yanitlayan ZARA ilk kez Hollanda'da konser verdigini belirtti ve hem Mevlana için böyle bir konsere katilmaktan hem de böylesine duygulu, coskulu bir izleyiciye hizmet vermekten büyük mutluluk duydugunu söyledi. Tasavvuf müziginin de Türk kültürünün öz degerlerinden biri oldugunu belirten Zara, halk ilgi gösterdigi sürece çalismalarinda bu müzige de yer verecegini anlatti. Zara, "Hollanda'ya ilk kez geldim. Konser muhtesemdi. Özellikle Hollandali seyirciler beni mutlu etti. Konseri anlamina uygun olarak dinleyen seyircilerimize çok minnettar oldum. 2008 nasip olursa albüm çikarmaya çalisacagiz. O sevgi ve ask insani olan Mevlana'nin felsefesi umarim sadece kitaplarda kalmaz, her zaman insanlar onu içinde yasatir. Mevlana'nin 800. dogum yili sebebiyle burada olmaktan ve ilk defa Hollanda seyircisiyle bulusmus olmaktan çifte heyecan duydum" seklinde açiklamalarda bulundu.
Hollanda Mevlana Etkinlikleri Komitesi adina UETD Baskani Veyis Güngör sanatci ZARA’ya üzerinde Mevlana figürü bulunan bir hali hediye etti. Sanatcinin duygula anlar yasadigi ve böyle çok anlamli bir hediyeyi kabul etmekten duydugu memnuniyeti ve ömür boyu Hz. Mevlana yolunda hizmet etmeyi arzuladigini belirtti. UETD baskani Veyis Güngör ise 2007 Mevlana Hosgörü Yili munasebetiyle 26 etkinligin 24’ünün bugün gerçeklestigini, 17 Aralik’ta Rotterdam’da Mevlana ve Erasmus konulu bir sempozyum yapilacagini ve Mesnevi’nin birinci cildinin Hollandacaya tercüme edildigini belirtti. Güngör Mevlana’ya gösterilen ilgiden dolayi etkinliklerin 2008 yilinin ocak, subat ve mart aylarinda da devam edecegini belirtti. 2007 Hollanda Mevlana Yilinin kapanis programinin Nisan ayinda yapilacagi belirtildi
IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
2007 MEVLANA YILI
15/12/2007 -Kategori: MEVLANA 2007 YILI
Mevlana ve Mevlevilik
Mevlevilik; tamamen sevgi ve hoşgörü üzerine kurulmuş bir müessesedir. Hazreti Mevlâna, yaradana gönül veren, bütün dünyadaki yaratıkları yaradandan ötürü sevmeyi ve bizlere sevgiden söz etmeyi öğreten bir aşk piridir.
Denizi bir testiye dökersen ne kadar alır? Bir günün kısmetini
İşte deniz nasıl testiye kabın genişliği kadar sığarsa Mevlâna da kelime kalıplarına ve bizim idrakimize, istidadımız nisbetinde sığar. Zaten Mevlâna en kuvvetli, en üstün idrakin de ötesindedir.
Aşık ol aşık, aşkı seç ki sen de seçilmiş bir insan olasındiye seslenir.
Kendi varlığından geçerek Allah’ta fani olmak; yani Allah’a tam bir gönül bağlamak Allah’a giden en kısa yoldur. Gönlünü Hakk’a vermiş bir insanın artık kendi benliği kalmamıştır. Onun her zerresinden işleyen Allah’tır. Böylece o kişi nefsine uyup başkasına zarar verecek kötü işlerde bulunmaz. Allah ahlakına bürünmüştür. Hz. Muhammed ve Hz. Mevlâna bize bu vasıflarıyla örnek olmuşlardır.
Mevlâna cihana sığmayan hudutsuz bir varlıktır. Güzeli, doğruyu, iyiyi, aşkı, hakikati arayanlara müjdeler veren lâhudî sestir. Zulmette kalanlara teselli sunan Rahmani sedadır. Ayrılıktan inleyenlere şifa bahşeden devalı nefestir. İnsana insanı öğretendir. Her şeyin insanda olduğunu ve tüm evrenin insanın emrine verildiğini öğretendir.
Mevlâna büyük bir Hak aşığıdır. Aşkın efendisidir. Aşkta yok olmuştur. Bizzat aşktır. Aşkın ne olduğunu soranlara;
"Benim gibi ol da bil, ister nur olsun, ister karanlık, o olmadıkça, onu tamamiyle bilemezsin." buyurur.
İnsan düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve İslam düşünürlerinin fikir ve sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan, insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan Mevlâna Celâleddin-i Rûmi, müstesna yüce bir varlık, ilahi bir ışık, manevi bir güneştir. Onun insan düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk, Sevgi ve Birliktir.
O, bir veli hüviyetiyle gönüller coşturmuş, bir pir, bir mürşid olan insan aklını nur ile yıkamış, akıl ve gönülleri kirden ve ikilikten kurtarmış ve temizlemiştir.
O, hiçbir şeyi inkar etmez, ama her şeyi birleştirir, bütünleştirir ve sevdirir. O kimseyi ayrı görmez; Çünkü O, herşeyin Allah’ın zuhur ve tecellisi olduğunu bilir ve bunu gönlüne ve insan aklına hâl olarak yansıtır.
Mevlâna, aziz ve yüce bir üstattır. Tek başına bir sistemdir, bir hayat ve düzendir. Ahlakı, ilmi, hikmeti, sevgisi, aklı, tavrı, idraki, davranışları ve herşeyi ile yüceliği öğreten bir HAL ABİDESİ’dir. Peygamber’in gerçek temsilcisi, aşkın ve aklın en yüksek öğesi ve gerçeğidir.
İnsan yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan Hz. Mevlâna sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür.
IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı




