DOĞUM GÜNÜME BİR GÜN KALA...

1/12/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS


   Bir yaşıma daha gireceğim yarın. Çoğunlukla bizi şaşırtan olaylar karşısında söylediğimiz bu söz  yarın gerçek anlamını bulacak bende...

 

  Evet...Bir yaşıma daha gireceğim...Yarın benim doğum günüm...

 

  Tam yirmiiki yılı devireceğim bu günlerde hayatımın bilançosunu yapsam ne gam... Oturup düşündüğümde herkes kadar herşeyden azar azar alınmış bir pay var hayatttan...Olması gereken kadar, olması gerektiği gibi...Eskiden olduğu gibi olmuyor doğum günüm, bir yanım eksik(annem) ...Aradaki tek fark bu...

 

    Alınacak daha çok şey var hayattan...Daha yaşanacak çok duygu...Böylecek neden doğum günleri ve heyecan...Tam hayatın başındayız aslında. Tamda yeni yeni çözmeye başlamışken şifreleri. Yeni yeni anlamışken yaşamanın değerini...Yeni başlıyoruz ve alışıyoruz yaşamaya.

 

   Sevdiklerimiz gözlerinde ışıltı, babacığımın sözlerinde sevgi...Bu kadarıda bana yeter zaten. Mutluluk dediğin bu değil mi?

 

  Canlarım benim...Varlık sebeplerim...Hayat bana bu kadar güzellik sunduysa bunun nedeni sizsiniz. Sizin evladınız olarak yetişmek benim en büyük hediyemdi..İkinizide çok seviyorum...Anneciğim sizi rahmetle anıyorum, babacığım sizde sevgiyle kucaklıyorum...

 

   İyi ki doğdum...

 

 

IfCommentsAllowed>Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BAYRAMLARIMIZ VE BİZLER...

26/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS

   Aşkolsun şu apartman katını çizen mimara, inşaatını tamamlayan müteahhite, duvarlarını tuğlayla örüp de sıvayan ustaya, pencerelerini, kapılarını takan marangoza, önce iki kat astar çekip daha sonra pırıl pırıl boyayan boyacıya...

Aşkolsun! Öyle bir hüner göstermiş, Evliya Çelebi'nin tatlı tabiriyle öyle bir nakş-ı bukaalemûn eylemişler ki, kendi kendine her cihetten yeterli bir kapalı birim şekline konulan apartman dairesinden dışarıya şimdiye kadar bir katre muhabbet, bir damla anlayış, zerre miskâl diğerkâmlık sızmış değil.

   Evet, içinde kendine mahsus anlayışlarda bir muhabbet, anlayış, şefkat, diğerkâmlık gibi kavramlar yok değil, hatta belki mebzûl fakat lastik contalı hava sızdırmaz turşu kavanozları gibi dairenin iç çeperlerinde kalıyor, dışarıya aksetmiyor. Ailenin üyeleri, Mustafa Kemâl Paşa'nın eskimeyen kelimeleriyle birbirine gaayet "merbût ve muhabbetkâr"; o tatlı diller, o güler yüzler, o dayanışmalar, o fedakârlıklar, eskilerin tâbiriyle o içtimâi muavenetler hep o küçük apartman dairesinin, küçük fakat sonsuz mülkiyet hudutları dahilinde.

Şimdilerin tâbiriyle "on numara", eskilerin tâbiriyle "hezâr âferin". Eskilerin tabiriyle ne müthiş bir tecrid dikkati, yenilerin söyleyişiyle ne kadar hayranlık uyandırıcı bir izolasyon ustalığı...

Belki de inşaatı esnasında penceresine şöyle bir levha asılıydı:

"Üç oda bir salondan ibaret bu daire, dışardan gelebilecek sevgi saldırılarına veya içerden dışarı aksedebilecek her nevi komşuluk, yakınlık, hısımlık türünden sosyal alâka ve yakınlık sızıntılarına karşı tam bir fennî hüner gösterilerek itina ile izole edilmiştir."

   Bir dakika, bir dakika...

   Kimin evinden bahsediyoruz biz burada?

Korkarım ki, deminden beri tasvire çalıştığımız şu sitem oku fazla uzağa gidemeyecek; havada garip ve manidar bir eğri çizdikten sonra biraz şaşkınlık ve merak uyandırıp yine kendi hânelerimize düşecektir.

  Evlerimiz... Yoksa öyle midir? Hısıma açık, komşuya kapalı; âşinaya açık, garibe kapalı. Dosta açık, muhtaca mahkeme duvarı; öyle midir?

Öyle ise; işte düzeltme fırsatı. Bugün bayram yahu! Komşunuz sizi bekliyor. Zilini çaldığınızda gözetleme deliğinden sizi çaktırmadan izleyen karşılayıcınızın canı biraz sıkılmış olsa da aldırış etmemelisiniz. Bugün bayram hanımlar beyler! Üstelik bayramların en güzeli, en tatlısı, en mânidarı.

Öyle kutlanası bir zaman ki, değil konu-komşuya, sokaktan geçene hoş-âmedi etseniz yeridir, meheldir, münasiptir, menduptur, müstehaptır, iyidir, hoştur, güzeldir, sevaptır.

   "Ben onu-bunu bilmem arkadaş, bugün bayram be yahu!" diyen herkesin bayramı.

Efendim; böyle günlerde kusura bakılmaz, ufak tefek kabahatlere gönül konulmaz. Bu bayram böyle şeyleri kafaya takmaz. Yeter ki, "bugün bayram yahu" diye içinizden geçirdiğinizde şu üç kelime içinizi ısıtmış, ruhunuzda gülücükler, gönlünüzde çiçekler uyandırmış olsun.

   Yıkalım o hâneleri, yapalım bu hâneleri. Dışına muhabbet, insanlık, anlayış ve güleryüz sızdırmayan duvarlar yıkılsın; evlerimiz, şu dâr-ı dünyada kendimize âdeta mezar edindiğimiz bencillik mâbedleri gibi olmasın; "Bayram evi" olsun.

    Hayat, bayram evlerinin tâ ortasından geçer, içinden akıp gider; şadlık, şâdümanlıkla...

 

        HAYIRLI BAYRAMLAR SİZLERE EFENDİM...

NOT:yazısından dolayı Ahmet Turan Alkan Beyefendiye teşekkürler...Nice güzel bayramlara

IfCommentsAllowed>Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

CHOPİN BALLADE (Horowitz)...SİZE ÖZEL...

25/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS


  Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü tebrik eder, umutlu ve başarılı nice nesil yetiştirmelerine...

 

    Anafen koleji Eğitimcilerine

    Kadıköy Anadolu Lisesi Eğitimcilerine

    Ve bugün tanıştığım Doğa Koleji Öğretmenlerine... Bu piano resitalini

Gönderiyorum...  

IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KALPLE BAKMAK...

23/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS


 "Senin yaşadığın yerdeki insanlar," dedi küçük prens, "bir bahçenin içinde binlerce gül yetiştiriyorlar ve yine de aradıklarını bulamıyorlar."

 "Doğru, bulamıyorlar" dedim.

 "Ve aslında aradıkları şeyi tek bir gülde, ya da bir avuç suda bulabilirlerdi."

 "Evet, haklısın" dedim.

 "Ama gözler göremez. İnsanın kalbiyle bakması gerekir."

 

Antoine de Saint-Exupéry  (alıntıdır).

IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

' VAV '

22/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS

Bütün insanlar Vav'dır. Kimisi Arap alfabesinin vavı, başı hafiften içine gömülmüş. Mahzun ve estetik. Sessiz. Vav sükûttur o zaman. Kimisi Amerikanvari bir çığlıktır: Vavvvv.


IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SAATİN KAÇ ?..

22/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS

seher vaktini mi gösteriyor

öğlen, akşam...

ya da ömrünün son demlerini

belki de eşref saatindedir saatin

bana sormayın, bilmiyorum...

IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Edgar Varèse:

20/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS


IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

yEnİdEn

18/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS

                           çocuk olsam yeniden...

                     

                bir tek düştüğüm için acısa içim...

 

            kalbim, çok koştuğum için çarpsa sadece....

IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SUSMAK

18/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS

   Bu günlerde bünyemle aram limoni. Tam diş tedavisi bitti derken bu seferde pazar akşamı yükselen ateşim ve öksürük , pazartesiyi doktor ve evde geçirmeme neden oldu.     

  Bunun dışında aslında bu günlerde kelimelerle hiç aram yok çünkü ;) bazen sadece susmak  en iyisi...

  Ve şu an çalan  Itrinin Tekbirini dinlemek....


 

IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

DAVET...

14/11/2009 -Kategori: HAYATA BAKIS

AFİYETLER OLSUN SİZLERE EFENDİM...

IfCommentsAllowed>Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

HAYATA BAKIŞ

2010 YILINDA "İSTANBUL KADIN- KADIN İSTANBUL"...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro